geliyooo7.com


 
AnasayfaGaleriAramaKayıt OlGiriş yap
En son konular
» Windows XP SP3 Full türkçe serial
2012-04-20, 23:43 tarafından kangokhan

» 1. Türkiye'ye Özel Türk Xp Teması
2012-04-14, 18:35 tarafından recepali

» Nod32 3,0,414 yeni full sürüm+crack+türkçe Kaçmaz Rizelisesi
2010-12-06, 17:32 tarafından swordkilic

» Kurtlar Vadisi XP tema Full rize lisesi
2010-11-20, 16:29 tarafından zeus

» bedava .com , .org , . net uzantılı alan adı alma
2010-09-24, 21:22 tarafından wrangey55

» Kitap özeti isteklerini buraya yazın 24 saat içinde bulalım.
2010-01-05, 21:16 tarafından FREE BOY

» Daemon Tools Pro 4.10.0215 full Crack+türkçe
2009-10-27, 20:55 tarafından cengiz_arici

» Windows Media Player 12 FULL 2008/ Rize Lisesi
2009-10-04, 09:20 tarafından ozkanud

» rizelisesi.yoo7.com ÜYELERİ BURAYI LÜTFEN OKUYUN.....
2009-08-14, 14:12 tarafından kitty_girl

» İNNA-HOT (İNGİLİZCE-TÜRKÇE)
2009-08-14, 13:51 tarafından kitty_girl

» HALİL KOLÇAK-DOĞUDAN DOĞANIM
2009-08-11, 23:09 tarafından kitty_girl

» ATİYE DENİZ-MUAMMA
2009-08-11, 23:07 tarafından kitty_girl

» ATYİYE DENİZ-SALLA
2009-08-11, 23:06 tarafından kitty_girl

» hangi oyun
2009-08-11, 22:56 tarafından kitty_girl

» fergie-big girls don't cry (ingilizce ve türkçe çeviri)
2009-08-11, 22:40 tarafından kitty_girl

» Vista Tadında Orjinal Xp ( Vista Kuramayanlara TÜRKÇE ! ) Vi
2009-08-07, 13:16 tarafından sinan_604

» Nero 8 Ultra Edition v8.1.2.0 + Keygen
2009-08-07, 03:34 tarafından agatha

» Photoshop CS3 (Full +Crack+Türkçe)
2009-08-07, 03:29 tarafından agatha

» Internet Explorer 7 Türkçe İndir Rize Lisesi farkıyla
2009-08-07, 03:29 tarafından agatha

» Rapid belli saatlerde bedava ve sınırsız
2009-07-19, 23:44 tarafından kelerli

» 2008 antı vırus paketi
2009-03-06, 15:45 tarafından mgulcek

» KOCA KAFALAR gibi Video yapın
2009-02-21, 12:19 tarafından illegal_fb

» en yeni vista teması
2009-02-21, 12:15 tarafından illegal_fb

» ~ ` ^^``Windows XP VISTA ULTIMATE (TURKCE) [FİNAL]``^^ ` ~ »
2009-02-21, 10:40 tarafından illegal_fb

» Yerli programlar açıklamalı+resimli
2009-02-21, 10:38 tarafından illegal_fb

Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Anket
Portal'daki Son Beş konu ne ile ilgili olsun
Tanışma
8%
 8% [ 32 ]
Hertelden
12%
 12% [ 47 ]
Aşk/sevgi
43%
 43% [ 168 ]
Müzik/bölümü
37%
 37% [ 143 ]
Toplam Oylar : 390
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En iyi yollayıcılar
İLLEGAL
 
MüDüR
 
pisLik
 
»B¿LGé¯ZëH®ã«
 
HëLP¯GÌ®L
 
ozi
 
kitty_girl
 
NoN-ToxiT
 
r4pun1ty_mat
 
dilek
 
Anahtar-kelime
türk nero mezunları yaptığı Rizelisesi Kaçmaz +türkçe rize fifa lisesi nod32 2008 atatürkün yeni sürüm windows yenilikler full atatürk türkçe counter tema dönemi +crack nasıl tools
Tollbar
Ad: Video Actor

Paylaş | 
 

 Atatürkün Hayatı ve Kişiliği 2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
İLLEGAL
Rize Lisesi Gençlik Kulübü Yöneticisi
Rize Lisesi Gençlik Kulübü Yöneticisi


Erkek
Mesaj Sayısı : 834
Yaş : 25
Nerden : Cehennet
Okul : Rize Lisesi
Sınıf : TMFENSOS
Ruh hali : A-Normal
Hangi takımlısın : BJK
Müzik: : RAP
Reputation : 15
Puan : 69575
Kayıt tarihi : 22/08/07

Oyun
Üye Üye:
10/10  (10/10)
İyi Üye: 30

MesajKonu: Atatürkün Hayatı ve Kişiliği 2   2007-09-07, 15:02

Gelibolu Yanmadasında önemli olaylar oluyordu. İngiliz donanması
18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazını geçmeye teşebbüs etti ise de kıyı
topçusunun başarılı savunması karşısında, muvaffak olamayarak ağır
zayiat verdi. Donanması ile Boğazı geçemeyen düşman, bu defa Gelibolu
Yarımadasını çıkarma ile zorlamaya karar verdi. Olaylar bu şekilde
gelişirken, Genelkurmay Başkanlığı da 23 Mart 1915 tarihinde
Gelibolu'da 5. Ordu kurulmasına karar vermiş, Komutanlığına da Alman
Generali Liman von Sanders'i atamıştı.


Liman von Sanders, muhtemel düşman taarruzuna karşı kuvvetlerini
üç gruba ayırarak planını yapmış; Mustafa Kemal'in başında bulunduğu
kuvvetleri ordu ihtiyatına almıştı. Mustafa Kemal bu plan gereğince 18
Nisan 1915 günü Tümeniyle Bigalı'ya geçti.


Düşman birlikleri 25 Nisan 1915 günü Seddülbahir ve Arıburnu
bölgesinden ilk çıkarma hareketine başladı. Ancak çıkarma hareketi ilk
gün karşısında Mustafa Kemal'i buldu. Mustafa Kemal, çıkarmanın
başladığını görür görmez, kuvvetlerini süratle Bigalı'dan Conkbayırı'na
sevketmişti. Arıburnu'ndan Conkbayırı'na ilerleyen İngiliz kuvvetleri,
o gün, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen kuvvetlerinin taarruzu
ile geri çekilmeye mecbur edildi.


Conkbayırı taarruzunda Türk askeri görülmemiş bir inanç ve
cesaretle savaşıyor, tarihin en büyük kahramanlık sahneleri
sergileniyordu. Dâhi komutan, kumandanlara verdiği emre şu cümleleri de
ilâve etmişti: "Ben, size taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum! Biz
ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve
kumandanlar geçebilir!"


25 Nisan 1915 günü başlayan çıkarma, kuvvetlerimiz tarafından
kıyıya kadar itilmesine rağmen düşman, 26 ve 27 Nisan 1915 günleri de
çıkarma harekâtına devam etti. İlerlemek isteyen İngilizlerle yer yer
şiddetli çarpışmalar oldu; ancak her taarruz Türk askerinin kahramanca
savunması karşısında başarısız kaldı. Mustafa Kemal, Çanakkale
Cephesindeki bu üstün başarıları üzerine 1 Haziran 1915'de Albaylığa
terfi etti.


Düşman, Çanakkale'de başarı sağlayamamasına, ilerleme
gösterememesine rağmen, yeni bir çıkarma yapmada kararlıydı. Düşünülen
çıkarmanın gerçekleşebilmesi için, her şeyden önce ilk direnç hatlarını
oluşturan Arıburnu ve Seddülbahir'deki Türk kuvvetlerinin yerlerinden
sökülmesi gerekiyordu. İngilizler bu amaçla 6 ve 7 Ağustos l9l5
günleri, takviyeli kuvvetlerle yeni bir taarruz daha denediler; düşman
kuvvetleriyle, kuvvetlerimiz arasında şiddetli muharebeler oldu. Ancak,
Mustafa Kemal'in aldığı önlemIer sayesinde düşmanın bu taarruzu da
gelişme imkânı bulamadı. Arıburnu ve Seddülbahir'deki taarruz devam
ederken İngilizler 6 Ağustos 1919 akşamı Çanakkale'nin güney kıyılarına
da asker çıkararak ilerlemeye başladı. Bu suretle Anafartalar Bölgesi
de ansızın kritikleşti. Gelişen bu buhranlı durum üzerine Liman von
Sanders'in emri ile komuta değişikliği yapılarak, "Anafartalar Grubu
Komutanlığı'na 8 Ağustos 1915 tarihinde Albay Mustafa Kemal. qetirildi.
9 Ağustos 1915 günü komutayı ele alan Mustata Kemal beklemeksizin aynı
gün yaptığı taarruz ile ilerleyen İngiliz kuvvetlerini tekrar çıkarma
yaptıkları kıyılara itti. Aynı günün akşamı Conkbayırı bölgesine
geçerek buradaki kuvvetleri de 10 Ağustos 1915 sabahı taarruza geçirdi.
Böylece düşmanın ilerlemesine imkân verilmemiş; aksine tutunduğu
mevzilerden tamamen çıkarılarak Anafartalar bölgesine tam anlamıyla
hâkim olunmuştu.


Mustata Kemal, 25 Nisan 1915 taarruzunda olduğu gibi 9 ve 10
Ağustos taarruzlarında da bizzat ateş hattında bulunmuş, ateş hattından
emirler vermiş, bu davranışı yanındaki subay ve erler için ifadesi
imkânsız cesaret kaynağı olmuştu. Conkbayırı'nda kalbini hedef alan bir
kurşun, cebindeki saate çarpıp geri döndüğünden mutlak bir ölümden
kurtuldu. Bu muharebeler esnasında gösterdiği kahramanlık, azim ve
yüksek kumanda kudreti, kendisine memleket içinde ve dışında büyük ün
sağladı. Artık o, "Anafartalar Kahramanı" olarak anılıyordu. Aylarca
süren çıkarma ve savaşlar sonucu ilerleme kaydedemeyen İngilizler;
nihayet 1915 yılı Aralık sonunda müttefikleriyle beraber Çanakkale'den
çekildiler. Düşmanların Çanakkale Boğazı'nı geçememesi, İstanbul'un
işgalini önlemiş; İngilizlerin, Marmara ve Karadeniz üzerinden
müttefikleri Rusya ile bağlantı kurma hayallerini söndürmüştü. Bütün bu
olaylar, bir anlamda, I. Dünya Savaşının akışını da etkiliyor, dünya
tarihinin yönünü değiştiriyordu. Bu savaşlarda İngilizler insan, araç
ve gereç yönünden Türklerden şüphesiz ki çok fazla idi; ancak onların
unuttukları nokta, Türk askerinin tarihsel kahramanlığı ve bu
kahramanlığı yönlendiren Mustafa Kemal faktörü idi.


Mustafa Kemal, Çanakkale Muharebelerinin eski şiddetini kaybettiği
1915 yılının son aylarında, son bir taarruzla düşmanı tutunduğu
kıyılardan da sökerek onu tam mağlûp duruma düşürmek görüşünde idi.
Ancak bu teklifi, Ordu Komutanı Liman von Sanders tarafından, düşmanın
da kıyıdan yapacağı topçu ateşinin ağır zayiat verdirebileceği
endişesiyle benimsenmedi. Artık bu cephede yapacak bir şey kalmamıştı.
Mustafa Kemal,10 Aralık 1915'te "Anafartalar Grubu Komutanlığı"nı,
Fevzi (Çakmak) Paşa'ya bırakarak izinli olarak Çanakkale den ayrıldı;
İstanbul a döndü.


Mustafa Kemal, 27 Ocak 1916'da karargâhı Edirne'de bulunan
Onaltıncı Kolordu Komutanlığına atandı. Kısa süre sonra bu Kolordu'nun
aynı isimle Diyarbakır'da kurulması kararı üzerine yine Kolordu
Komutanı olarak 11 Mart 1916'da Diyarbakır-Bitlis-Muş Cephesine tayin
edildi. Mustafa Kemal, 26 Mart 1916'da Diyarbakır'a gelerek komutayı
ele aldı.1 Nisan 1916 da Generalliğe yükseltildi. Diyarbakır'a gelişini
takiben kısa bir hazırlıktan sonra 3 Ağustos 1916 sabahı emrindeki
kuvvetleri Bitlis ve Muş yönünde taarruza geçirdi; Ruslarla iki
tümenimiz arasında taarruz ve karşı taarruz şeklinde şiddetli
çarpışmalar oldu. Nihayet 8 Ağustos 1916 sabahı Muş, aynı günün akşamı
Bitlis kuvvetle rimiz tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. Muş; ne
yazık ki 25 Ağustos 1916'da tekrar Rusların eline düşmüştü. Mustafa
Kemal Paşa, 2. Ordu Komutanlığı sırasında, 14 Mayıs 1917'de Muş'u
ikinci defa Rus işgalinden kurtardı.


Mustafa Kemal Paşa, Aralık l9l6'da Ahmet İzzet Paşa'nın izinli
olarak bir süre İstanbul'a gitmesi üzerine vekâleten 2. Ordu
Kumandanlığına tayin edildi. Karargâhı Diyarbakır'da olan bu ordunun
Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey'di. Büyük Kumandanın, İnönü ile
yakından tanışması, emir-komuta zinciri içinde çalışması bu tarihlere
rastladı.


Mustafa Kemal Paşa, 14 Şubat 1917'de Hicaz Kuvve-i Seferiyesi
Komutanlığına atanması üzerine Şam'a giderek Sina Cephesini teftiş etti
ise de 5 Mart 1917 tarihinde Diyarbakır'da 2. Ordu'ya vekâleten komutan
atandı. Tekrar Oiyarbakır'a dönen Mustafa Kemal Paşa,16 Mart 1917'de
asaleten 2. Ordu Komutanlığına getirildi. Fakat bu görevde de çok
kalmayarak 5 Temmuz 1917 tarihinde Yıldırım Orduları Grubu
Komutanlığına bağlı olarak Halep'te kurulması kararlaştırılan 7.
Ordu'nun başına getirildi. Bu cephenin umumî idaresi Falkenhein adlı
bir Alman generaline verilmişti. Mustafa Kemal Paşa,15 Ağustos 1917
günü Halep'e gelerek göreve başladı. Fakat bir süre sonra General
Falkenhein ile aralannda askeri görüşler ve uygulanacak harekat
bakımından anlaşmazlık çıktı; bu anlaşmazlık sonucu Mustafa Kemal
Paşa,1917 Ekim başlarında istifa mecburiyetinde kaldı. Kendisine tekrar
Diyarbakır'daki eski görevi teklif edildi ise de kabul etmeyerek
İstanbul'a geldi. 7 Kasım 1917'de Genel Karargâh'ta görevlendirildi.
Ancak kısa süre sonra Veliaht Vahdettin Efendi'nin maiyetinde Alman
Umumî Karargâhını ve Alman Cephelerini ziyaret etmek üzere Almanya
seyahatine iştirak etti.15 Aralık 1917 - 4 Ocak 1918 arasını kapsayan
bu seyahat esnasında Mustafa Kemal, Alman askeri çevrelerinde
incelemeler yaparak, Alman İmparatoru II. Wilhelm ve devrin tanınmış
komutanlarıyla görüştü. Onlara -hoşlanmasalar da- I. Dünya Harbinin
muhtemel sonuçlan hakkındaki görüşlerini açıkça ve belirgin şekilde
anlatıyordu.


Mustafa Kemal Paşa, 20 gün süren Almanya seyahatinden İstanbul'a
döndükten bir süre sonra böbrek rahatsızlığı nedeniyle Viyana ve
Karlsbad'a giderek tedavi gördü. 13 Mayıs 1918 - 4 Ağustos 1918 arasını
kapsayan bu seyahat dönüşü General Falkenhein'in yerine Yıldırım
Ordular Grubu Komutanlığına getirilmiş olan General Liman von
Sanders'in emrindeki 7. Ordu'ya Ağustos 1918'de tekrar komutan oldu ve
15 Ağustos 1918 günü Halep'e geldi. Mustafa Kemal, bu cephede
İngilizlere karşı başarılı müdafaa savaşları yaptı. Takviyeli İngiliz
kuvvetleri karşısında, O'nun maharet ve dirayeti sayesinde, bu
bölgedeki Türk Ordusu dağılmaktan kurtarılmiş; büyük bir düzen içinde
Halep'e kadar çekilme başarısını göstermişti. Fakat I. Dünya Savaşı
Almanya ve müttefikleri aleyhine gelişiyordu. 29 Eylül 1918 tarihinde
Bulgaristan savaştan çekilmiş, 4 Ekim 1918 tarihinde de Almanya
mütareke istemişti. İstanbul'da Talat Paşa Kabinesi istifa etmiş, yeni
Kabineyi Ahmet İzzet Paşa kurmuştu. Bu gelişmeler karşısında Mustafa
Kemal Paşa yetkili makamlara, askerî ve siyasî önerilerine devam etti
ise de yine kabul ettiremedi. Nihayet 30 Ekim 1918 tarihinde de Osmanlı
Devleti, itilâf devletleri ile Mondros Mütarekesi'ni imzalayarak l.
Dünya Savaşından çekildi.


Mustafa Kemal Paşa, Mondros Mütarekesi'nin imza edildiği günün
ertesi, 31 Ekim 1918 tarihinde Yıldırım Ordular Grubu Komutanlığına
getirildi ise de artık yapacak birşey kalmamıştı. 7 Kasım 1918
tarihinde bu Grup Kumandanlığı'nın da Padişah iradesiyle kaldırılması
üzerine Adana'dan hareketle 13 Kasım 1918 günü İstanbul'a geldi. Artık
Türkiye, mütareke şartlarını yaşıyordu ve kendisi de Harbiye Nezareti
emrine verilmiş bir Ordu Kumandanı idi.


Memleket ve milletin içinde bulunduğu şartlar ağır idi. Büyük bir
savaş sonunda, mağlup bir devlet olarak 30 Ekim 1918'de "Mondros
Mütarekesi" adı verilen şartları ağır bir anlaşma imzalanmış, bu
anlaşma şartlarına dayanılarak memleketin birçok bölgesi galip
devletlerce işgal edilmiş, ordumuz dağıtılmış, bütün silâh ve cephane
galip devletlerin emrine verilmişti. Osmanlı memleketleri tamamen
parçalandığı gibi, Türk'ün ana yurdu, Anadolu da galip devletler
arasında taksime uğruyordu. İtalyanlar Antalya'ya çıkmıştı. İskenderun,
Adana, Mersin, Antep, Maraş, Urfa işgal altında idi. Kars'ta İngilizler
idareyi ele almıştı. Trakya işgal altında idi. Düşman donanması
İstanbul sularında demirlemişti. Çanakkale ve İstanbul Boğazları
tutulmuştu. İstanbul ve İstanbul Hükûmeti İtilâf Devletlerinin baskı ve
kontrolü altında idi. Padişah ve hükümet, düşmanlara âlet olmuş, âciz
ve şaşkın bir vaziyette sadece kendileri için emniyet ve kurtuluş yolu
aramakta idiler. Anadolu'nun her şehrinde ecnebi subaylar dolaşıyor,
İtilâf Devletleri temsilcisi sıfatıyla direktifler veriyorlardı.
Yunanlılar da İzmir'i işgal hazırlıklarıyla meşguldu; bu yolda büyük
çaba harcıyorlar, İtilâf Devletlerini iknaya çalışıyorlardı. Nihayet 15
Mayıs 1919'da bu gayelerine eriştiler.


Olayların bu şekilde gelişeceğini Mustafa Kemal, önceden
sezinlemişti. Nitekim Mondros Mütarekesi'nden 5 gün sonra, 5 Kasım
1918'den itibaren Harbiye Nezaretinden Mondros Mütarekesi gereğince
ordulara terhis emirleri gelmeğe başladı. Atatürk, aynı gün Adana'dan
Sadrazam Ahmet İzzet Paşa'ya ilk ikaz telgrafını çekti: "Ciddî olarak
arzederim ki gereken tedbirleri almadıkça orduyu terhis etmeyiniz!
Şayet orduları terhis edecek ve İngilizlerin her dediğine boyun eğecek
olursak düşman ihtiraslarının önüne geçmeğe imkân kalmayacaktır. Bu,
Atatürk'te, her şey bitti zannedilen bir zamanda da kurtuluş ümidinin
sönmediğini, pek çoklarının düştüğü yeis ve ümitsizliğe asla kendisini
kaptırmadığını gösterir.


Fakat, acıdır ki Mustafa Kemal Paşa tarafından yapılan bütün bu
haklı itirazlar etkisiz kalır ve· ordunun terhisine sür'atle devam
edilir. Çünkü genel kanaat, İtilâf Devletleri ile herhangi bir
mücadeleye giremeyeceğimiz, böyle bir mücadelenin aleyhimize
sonuçlanacağı idi. O halde İtilâf Devletlerini gücendirmeyecek, Mondros
Mütarekesi şartlarını yerine getirecektik. İstanbul Hükümetinin görüşü
ve davranışı bu idi.

_________________




Sorularınız İçin Özel Mesaj Atabilirsiniz

Mail Adresimden de Yararlanabilirsiniz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://rizelisesi.yoo7.com
 
Atatürkün Hayatı ve Kişiliği 2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Maradona'nın Hayatı
» mustafa sandal'ın özel hayatı
» Âşık Gevheri Hayatı
» Atatürk Üniversitesi Öğretim Görevlileri
» sean paul'un hayatı

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
geliyooo7.com :: ATATÜRK KÖŞEMİZ ve Büyük Türk Devletimiz :: Hayatı ve Anıları-
Buraya geçin: